(ŞAM) Suriye Dışişleri Bakanı Esad Hasan Şeybani, Beşar Esad rejiminin devrilmesinin ardından Suriye’ye ilk resmi ziyaretini gerçekleştiren Avrupa Birliği (AB) Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikaları Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas ile başkent Şam’da bir araya geldi.
(ŞAM) - AB Yüksek Temsilcisi Kallas’tan Suriye’ye ilk resmi ziyaret - Suriye Dışişleri Bakanı Şeybani ile AB Yüksek Temsilcisi Kallas Şam’da bir araya geldi - Suriye Dışişleri Bakanı Şeybani: "İsrail’in saldırılarını durdurmak için eyleme geçilmesi gerekiyor" ŞAM (İHA) - Suriye Dışişleri Bakanı Esad Hasan Şeybani, Beşar Esad rejiminin devrilmesinin ardından Suriye’ye ilk resmi ziyaretini gerçekleştiren Avrupa Birliği (AB) Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikaları Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas ile başkent Şam’da bir araya geldi. Avrupa Birliği (AB) Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikaları Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas, Beşar Esad rejiminin devrilmesinin ardından Suriye’ye ilk resmi ziyaretini gerçekleştirdi. Kallas, başkent Şam’da Suriye Dışişleri Bakanı Esad Hasan Şeybani ile bir araya gelerek ortak basın toplantısı düzenledi. Tişrin Sarayı’nda düzenlenen ortak basın toplantısında Suriye Dışişleri Bakanı Şeybani, Kallas ile Suriye ve AB arasındaki ilişkileri ele aldıklarını belirterek, "AB, Mayıs ayında İçişleri Bakanlığı ve Savunma Bakanlığı da dahil olmak üzere bazı kurumları yaptırım listesinden çıkardı. Ayrıca AB, ulusal kurumlarla birlikte başlattığımız gönüllü geri dönüş sürecine de katkıda bulundu. 2024 yılında, kurtuluşun ardından verdiğiniz sözleri yerine getirdiniz" dedi. Suriye’nin siyasi dönüşüm süreci ve uluslararası topluma entegrasyonu konusunda atılan adımlardan bahseden Şeybani, "Suriye’nin 2028-2030 döneminde uluslararası finans sisteminin bir parçası olabilmesi için stratejik bir taahhüde ulaşmak istiyoruz" dedi. Basın toplantısında Şeybani, eski rejimin faillerinin teslim edilmesi taleplerinin sürdürüleceğini de ifade etti. "Ülkemizin bu savaş için bir platform olarak kullanılmasını reddettik" Suriye'nin ABD-İran Savaşı’nın dışında kaldığına değinen Şeybani, "Bölgemizdeki son savaşa dahil olmadık. Ülkemizin bu savaş için bir platform olarak kullanılmasını reddettik. Körfez ülkeleri ve Ürdün’e yönelik İran saldırıları karşısında kardeşlerimizle dayanışma içinde olduk ve her zaman diplomatik çözümler çağrısında bulunduk" dedi. "Golan Tepeleri’nin İsrail tarafından ilhakı, yasa dışı ve kabul edilemezdir" AB Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas ile İsrail saldırganlığını kapsamlı bir şekilde ele aldıklarını söyleyen Şeybani, "Toparlanma sürecinden geçen bir ülkeye yönelik sistematik saldırganlık, yalnızca endişe ifadelerinden fazlasını gerektiriyor. İsrail’in saldırılarını durdurmak için eyleme geçilmesi gerekiyor. Bu nedenle AB’den Dış İlişkiler Servisi aracılığıyla bu saldırıları doğru şekilde ismiyle nitelendirmesini talep ediyoruz. Bu saldırılar, 28 Aralık 2024’ten bu yana devam ediyor. İsrail’in saldırılarına ilişkin meselenin, Suriye ile AB arasındaki güvenlik, siyasi ve teknik görüşmelerin resmi gündemine de alınmasını istiyoruz. Topraklarında herhangi bir saldırganlığı kabul etmeyen bir ülke olarak, bu ilkenin güvenliğimizin ayrılmaz bir parçası olduğunu biliyoruz" dedi. Şeybani, "Golan Tepeleri’nin Suriye’nin bir parçası olduğunu belirten Birleşmiş Milletler (BM) Güvenlik Konseyi kararını da ele aldık. Dolayısıyla Golan Tepeleri’nin İsrail tarafından ilhakı, yasa dışı ve kabul edilemezdir. İsrail’e 1974 tarihli Kuvvetlerin Ayrılması Antlaşması'na dönmesi çağrısında bulunuyoruz. Ayrıca BM Ateşkes Gözlem Gücü’nün (UNDOF) görevine yeniden başlaması için Avrupa’nın desteğini talep ediyoruz" ifadelerine yer verdi. Şeybani, Brüksel’deki diplomatik temsil seviyesini büyükelçilik düzeyine yükseltmek için birlikte çalışmak istediklerini de ifade etti. "Avrupa, Suriye’nin geçiş sürecinin başarılı olmasını istiyor" Suriye’deki geçiş sürecinin başarıya ulaşmasının Avrupa için büyük önem taşıdığını söyleyen Kallas ise, "AB, kapsayıcı ve barışçıl geçiş sürecinde Suriye’ye yardımcı olmak için siyasi ve ekonomik araçlarını kullanıyor" dedi. AB’nin Suriye ile ilişkilerin normalleşmesi için önemli adımlar attığını ve şimdi ortaklığın geliştirilmesinin hedeflendiğini belirten Kallas, AB’nin toparlanma, insani ihtiyaçlar ve kurumların güçlendirilmesi için 620 milyon euro destek sağladığını ifade etti. Suriye’ye yerli ve yabancı yatırımlar için güven gerektiğini ve bunun temel unsurlarının ise güvenlik, açık kurallar, hukukun üstünlüğü, işleyen kurumlar ve kadınların topluma eşit katılımı olduğunu vurgulayan Kallas, "Kurumların inşa edilmesine yardımcı olmaya hazırız. Bugün bu konuları ele almamız önemliydi" diye konuştu. Kallas, "Savaşın sona ermesinden sonra tahminen 1,8 milyon kişi, yurt dışından Suriye’ye döndü. Geri dönüşler güvenli, onurlu ve kalıcı olmalı. Dönen insanların evlere, okullara, hastanelere ve güvenliğe ihtiyacı var. Suriye’nin kuzeydoğusunun ülkeye yeniden entegre edilmesi de önemli bir adım. Bu süreç, Kürtlerin haklarını korumalı ve toplumlara karar süreçlerinde anlamlı bir söz hakkı vermeli. Süveyda’da diyalog ve güven inşası hayati önem taşıyor" dedi. Suriye Dışişleri Bakanı Şeybani ile bölgesel güvenliğe ilişkin konuları da ele aldıklarını açıklayan Kallas, "Suriye’nin İsrail konusundaki itidalli tutumu ve ABD-İran Savaşı’nın dışında kalma kararı, çatışmanın daha fazla yayılmasını önlemeye yardımcı oldu. Suriye ve İsrail, geçtiğimiz yıl boyunca güvenlik görüşmeleri gerçekleştirdi. Suriye’nin egemenliğine ve 1974 tarihli Kuvvetlerin Ayrılması Anlaşması’na saygı gösterilmeli" dedi. "Moskova halen onu barındırıyor" Rusya’nın Suriye’deki askeri varlığına da değinen Kallas, "Rusya, Esad’ın Suriyelileri öldürmesine yardımcı olmak için üslerini kullandı. Moskova halen onu barındırıyor. Son dönemde imzalanan mutabakatın Rusya’nın askeri varlığının ve etkisinin azalmasına yol açmasını umuyoruz. Suriye’nin Rusya’ya bağımlı olmaktan kurtulmak için güvenilir alternatifleri var" dedi. Esad rejiminin devrilmesinden bu yana Suriye ile AB arasındaki ilişkilerin önemli ölçüde ilerlediğini kaydeden Kallas, "Avrupa, Suriye’nin geçiş sürecinin başarılı olmasını istiyor. Suriye’nin uluslararası toplumdaki hak ettiği yeri almasını istiyoruz ve bunun kalıcı bir sürece dönüşmesine yardımcı olmaya hazırız" şeklinde konuştu.