(ANKARA) Memur-Sen Başkanı Yalçın: "Kamu Personel Sistemi’ni yeniden onarmaya ihtiyaç var"
(ANKARA) Memur-Sen Başkanı Yalçın: "Kamu Personel Sistemi’ni yeniden onarmaya ihtiyaç var" ANKARA (İHA) - Memur Sendikaları Konfederasyonu (Memur-Sen) Genel Başkanı Ali Yalçın, "Kamu Personel Sisteminde bir baştan sona el almaya sistemi yeniden onarmaya ihtiyaç var. Ya işçileştirip ya memurlaştırıp oradaki o ücret farklılıklarını da ortadan kaldıracak şekilde bu kısmı toparlamak gerekiyor" dedi. Memur-Sen Konfederasyonu ve Eğitim Bir-Sen Genel Başkanı Ali Yalçın, ‘10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü’ vesilesiyle basın mensuplarıyla bir araya geldi. Basın mensuplarının ‘10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü’nü kutlayan Yalçın, çalışma hayatı gündemi ve kamu görevlilerinin sorunlarına ilişkin de değerlendirmelerde bulundu. "Kadrolu öğretmen ataması konusunda kontenjan yükseltilmesini istiyoruz" Öğretmen açığına dair konuşan Yalçın, "Kadrolu öğretmen ataması konusunda kontenjan yükseltilmesini ve yeni atamanın yapılmasını istiyoruz. Çünkü ücretli öğretmen sistem içerisinde varsa kadrolu öğretmen olmalı. Ücretli öğretmen sistemiyle güvencesiz bir yöntemle işe devam etmek yerine kadrolu öğretmenle okulları, öğrencileri buluşturmak gerekiyor" diye konuştu. Yeni atanan öğretmenlerin istihdam açısından güçlük çekilen bölgelere atandığını dile getiren Yalçın, bu bölgelerde kıdemli öğretmenlere de ihtiyaç olduğunu ve kıdemli öğretmenlerin bu noktalara gidişini özendirmek açısından ek tazminat talebinde bulundu. "Kamu Personel Sistemi’ni yeniden onarmaya ihtiyaç var" Yalçın Kamuda ücret dengesinin bozulduğunu ve çalışanlar arasında ücret makaslarının oluştuğunu aktararak, şu ifadelere yer verdi: " Kamuda çalışanlar arasında ücret makasları oluşmaya başladı. Bu kamuda en büyük huzursuzluk sebep olarak gittikçe büyüyeceğe benziyor. Onun için biz bu büyümeden bir an önce toparlansın istiyoruz. Son iki toplu sözleşmedir, masada uzlaşamıyoruz. Oransal kısımda uzlaşamadık. İki toplu sözleşme demek dört yıllık kapsar. Dolayısıyla bu dört yıllık süreç içerisinde uzlaşamadığımız kısımda kurumda diğer personeller, çalışanlar ve öteki işçilerle ilgili yapılan bazı uzlaşılarla ortaya çıkan makas farkları kamuda işçi memur tartışmasını beraberinde getirdi. Çünkü aynı işi yapıyorlar. Farklı işi yapanlarla ilgili tartışma yok kamuda. Yani şu diyerek farklı bir işi yapan işçiyle ilgili tartışma yok. Aynı işi yapıyor. Memurla aynı işi yapıyor. Güvenlikçi, Temizlik personeli ile yardımcı hizmetli. Dolayısıyla bunlar kamuda diğer kurumlarda da benzer şekilde eşlemeler var. Aynı iş. Memur işi yapan işçiler. Burada mutlaka Kamu Personel Sisteminde bir baştan sona el almaya sistemi yeniden onarmaya ihtiyaç var. Ya işçileştirip ya memurlaştırıp oradaki o ücret farklılıklarını da ortadan kaldıracak şekilde bu kısmı toparlamak gerekiyor." Bu düzenlemeyi yapmanın bu yıl tam zamanı olduğunu belirten Yalçın, seçim öncesi yapılacak düzenlemelerin sorunu çözmekten ziyade daha da bozacak şekilde gerçekleştirildiğini söyledi. Yalçın, gelir vergisinden ötürü kamu çalışanlarının maaşlarında önemli kayıplar yaşadığını kaydederek, gelir vergisinin yüzde 15'e sabitlenmesi gerektiğini sözlerine ekledi. Yalçın, birinci dereceye kamu görevlilerine 3600 ek göstergenin 7. Dönem Toplu Sözleşe görüşmelerinde kayıt altına alındığını ifade ederek, düzenlemenin en kısa zamanda yürürlüğe girmesini talep ettiklerini belirtti. "Memurlarda da ele geçen tüm ücretler emekliliğe tabi olmalı" Memurlara verilen seyyanen zamma ilişkin de konuşan Yalçın, geçmişte kamu görevlilerinin görevdeyken aldığı maaşın yüzde 75-80'ini emekli olduğunda aldığını ancak bugün bu oranın yüzde 46'ya kadar düştüğünü belirtti. Seyyanen zammın emekliliğe dahil edilmediğini hatırlatan Yalçın, "İşçilerde tüm ücretler emekliliğe tabi. Memurlarda da ele geçen tüm ücretler emekliliğe tabi olmalı. Kesintisi yapılarak sosyal güvenlik sistemini beslemeli ve kişi emekli olduğu zaman görev aylığı ile emekli aylığı arasındaki bağ korunmalı. Seyyanen zam emekliliğe yansıtılsaydı bugün memur emeklileri aylıklarını 21 bin 150 lira farklı alacaklardı. Bugün o zaman bu emeklilerdeki bu tartışma da olmayacaktı. Bazı ödemeler kayıt dışı. Devlet kayıt dışı çalışmaktan bir defa vazgeçecek. Tüm ücretler emekliliğe tabi olacak. Dolayısıyla kişi emekli olduğu zaman o makas o denge yeniden sağlanmış olacak. Bu şekliyle olursa bu gittikçe daha da makas açılır. Gittikçe daha da geriye doğru gider. Çünkü yüzde 50’nin altına indi. Yüzde 46-47 bandına kadar düştü bu. Bu açıdan emekliler boyutuyla tartışmada devam ediyor Bunu düzeltmenin yolu, tüm gelirlerin kesintisi yapılarak, emeklilikte de kapsam dışı sayılmayarak bütünlüğün yeniden oluşturulmasından geçiyor" ifadelerine yer verdi. "Kamu işçilerinin aldığı ücretten en ufak rahatsızlık duymuyoruz" Yalçın, aynı işi yapan işçi ile memur arasında ücret eşitliği sağlandığı takdirde, memurlar arasında oluşabilecek ücret farklılıklarının dengelenmesine ilişkin değerlendirmelerde bulunarak, "Biz kamu işçisi olarak taşerondan kadroya geçen arkadaşlarımız başta olmak üzere kamu işçilerinin bu anlamda aldığı ücretten en ufak rahatsızlık duymuyoruz. O arkadaşlarımızın hakkıdır. Tüm çalışanların hakkı olduğu gibi. Çükü mali tablo ortada, kiralar ortada, alım gücü ortada. Dolayısıyla o rakamları niye aldılar demiyoruz. O rakam niye memurdan esirgeniyor? Sorduğumuz soru bu. Yani okuyan, dirsek çürüten, yıllarını veren, kapasiteye giren ve ekmeğine 25-26yıl sonra ulaşan bir kişiye niye bu ücret verilmiyor? O zaman kişi şunu soruyor. Diyor ki benim daha düşük ücret almam için kaç yıl daha okumam lazım. Bu kamu açısından çok verimsiz bir durum. Çok sevimsiz bir durum. Çünkü siz okumayı değersizleştiriyorsunuz. Kariyeri değersizleştiriyorsunuz" diye konuştu. (KML-