(KASTAMONU) Pompalı tüfekle ateş ettiği kişiyi öldüren sanık: "Pişmanım"
(KASTAMONU) Pompalı tüfekle ateş ettiği kişiyi öldüren sanık: "Pişmanım" KASTAMONU (İHA) - Kastamonu'nun Cide ilçesinde tartıştığı kişiye tüfekle ateş ederek yanındaki kişiyi öldüren sanığın yargılanmasına başlandı. Duruşmada savunma yapan sanık, pişman olduğunu söyledi. Olay, 14 Ocak 2026 tarihinde Cide ilçesi Nasuh Mahallesi Salim Altıkulaç Sokak'ta meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, İ.O. ile F.Ü. ve Eray Eriş arasında telefonda tartışma çıktı. Telefondaki tartışmanın büyümesi üzerine, İ.O. evinden pompalı tüfeği alarak, F.Ü. ile Eray Eriş'in bulunduğu apartmanın önüne gitti. Burada İ.O., apartmandan çıkan F.Ü. ile Eray Eriş'e pompalı tüfekle ateş etti. Kurşunların hedefi olan Eray Eriş, kaldırıldığı Cide Devlet Hastanesinde hayatını kaybetti. Olayın ardından gözaltına alınan cinayet şüphelisi İ.O. tutuklanırken, F.Ü. ise adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Olay sonrası Kastamonu 1. Ağır Ceza Mahkemesinde İ.O. hakkında "kasten öldürme", F.Ü. hakkında ise "kasten öldürmeye teşebbüs" suçlarından dava açıldı. "Pişmanım, işinde gücünde bir insanım ben" Duruşmada kendisini savunan tutuklu sanık İ.O., "İşten çıktıktan sonra arkadaşlarımla birlikte denizi izlemek için yüksek bir tepeye çıkmak istedik. Bu sırada F.Ü.'ye uğradık. Cama taş attım, babaannesi çıktı, F.Ü.'nün uyuduğunu söyledi. Biz de evin önünden ayrıldık, yanımda Kürşat ve Mustafa vardı. Birlikte tepeye çıkıp alkol aldık. Ben, köye gidip kayınpederimin evinde kalacaktım. Çünkü eşim, alkol aldığımda bana kızıyordu. Kar yağışı vardı, araç kara saplandı. Bu sırada F.Ü. arayıp sinkaflı konuştu, 'gel buraya seni vuracağım, ailene de rahat yok, eşini, çocuklarını da öldüreceğim' dedi. Hatta ölmüş babama bile küfretti. Ne olduğunu anlamadım. Şoke oldum. Sonra babaannesini aradım, o da bana telefonda tepki gösterdi. Bunlar 11 yıldır görüştüğüm insanlar. Ne olduğunu anlamadım. Ben de yürüyerek eve gittim. Bir süre sonra evden tüfeği alıp dışarı çıktım. Bu sırada eşim elimde tüfeği görünce ne olduğunu sordu. Ben de 'F.Ü. arayıp küfretti' dedim. Eşim, tüfeği çekiştirip elimden aldı. Benimle konuşmaya başladı, ben de sakinleştim. Eşimle birlikte Bilal ağabeyin evine gittik. Bilal ağabeyi de arayıp benim için, 'gelemedi, korkak' demiş. Ben, bir sigara yaktım. Araç bozulmuştu, eşimle Bilal ağabey araçla uğraşıyordu. Ben de yürümeye başladım. Arkadan gelip beni alacaklardı. F.Ü.'nün oturduğu apartmanın önüne kadar geldim. F.Ü. ile Eray, yan yana duruyorlardı. F.Ü.'ye seslendim, beni görünce küfür ederek ateş ettiler. Ben de eğilip saklandım. O sırada evin önüne doğru 4 el ateş ettim. F.Ü. ile Eray, koşarak apartmana kaçtılar. Aramızda yaklaşık 30 metre mesafe vardı. İkisi de koşarken bana doğru ateş ediyordu, 5-6 el ateş ettiler. Ben de siper alıp apartmanın önüne doğru ateş ettim. Bu sırada eşim ile Kürşat geldi. Tüfeği elimden aldılar ve apartmanın önünden ayrıldık. Köydeki eve gittik" dedi. Hayatını kaybeden vatandaşın yaralandığını görmediğini iddia eden İ.O., "Ben, Eray'ın vurulduğunu görmedim, sadece eve kaçarken gördüm. Eşim ve Kürşat gelince oradan ayrıldım. F.Ü. ve Eray, koşarken bana ateş ediyorlardı. 5-6 el silah sesi duydum. Benim tüfekte 8 tane mermi vardı. Kurma kolunu kurup kurmadığımı hatırlamıyorum. Atış sonrası tüfekte kalan mermileri çıkarttım. Ben, psikolojik tedavi gördüm, Bakırköy'de yattım. Pişmanım, işinde olan bir insanım. F.Ü.'den de şikayetçiyim" diye konuştu. "İki kere ateş etti, biz apartmana doğru kaçarken arkamızdan ateş etmeye devam etti" Müşteki sanık F.Ü. ise olay günü Eray Eriş'in kendisinin evine gelerek sanıkla tartıştıklarını söylediğini belirten, "Eray gelirken 2 tane silah getirmiş, birini bana verdi. Daha sonra sigara içmek için dışarı çıktı. 5 dakika sonra falan ben de yanına gittim. Eray'la birlikte motosikletime bakmaya gittik. Eray, 'ağabey silahımı bana ver' dedi, bana verdiği silahı geri verdim. O diğer silahı bana verdi. Ben sanıkla olaydan 2 saat falan önce konuştum. Ona saldıracak olsam o saate kadar saldırırdım. Hava karanlıktı, bir ses geldi, bakınca köpek olduğunu gördüm. Sonra tüfek sesini duydum. 'Eray koş' dedim, beraber apartmana doğru koşmaya başladık. İki kere ateş etti, daha sonra biz apartmana doğru kaçarken arkamızdan ateş etmeye devam etti. Biz apartmana girdik ve kapıyı kapattık. Eray'ın 3. atışta vurulduğunu düşünüyorum. Ben de kaçarken havaya 1 el ateş ettim. Eray'ın ateş ettiğini hatırlamıyorum. Sanığın eşiyle akrabalığımız var. Sanığın uyuşturucu işi olduğu için kendisiyle görüşmüyordum. Benim uyuşturucuyla işim olmaz. Yılbaşında bizi barıştırmaya çalıştılar, ben de barışmadım. Silahın ruhsatı olup olmadığını bilmediğim için ilk başta sakladım, ama daha sonra dedem aracılığıyla polislere teslim ettim" diye konuştu. "İzzet'i apartmanın önünde bulduğumuzda tüfek dolu halde bekliyordu" Sanığın eşi K.O. da, F.Ü.'nün kendisini arayarak eşiyle tartıştığını söylediğini ifade ederek, "Apartmanın önüne indim, bu sırada Fatih'i gördüm, 'Fatih ne oldu' diye sordum. 'Kocan nerede, onu öldüreceğim' dedi. Eray'ın yanına gittim. Ona ne olduğunu sordum. Eray da 'abla eşinin yanına git, kocana sahip çık. Beni de Fatih çağırdı, benim de başımı belaya sokacak' dedi. Ben de eşimi aramaya çıktım. Bir süre sonra eşimi elinde tüfekle buldum. 'Beni dul mu bırakacaksın, çocuklar ne olacak' diye eşimi ikna ettim. Eşim, 'bana, çocuklara, sana, aileme zarar verecek' diyordu, sürekli böyle sayıklıyordu. Eşim rahatsız, kendisine söylenen bir şeyi büyütüp kafasında kuruyor. Daha önce tedavi gördü, hastanede yattı. Bilal ağabeyin yanına gittik, konuştuk. Aracın vites kolu çıktı, biz vites kolunu yaparken eşim yanımızdan ayrıldı, sigara yakıp yürümeye başladı. 'Beni ileriden alırsınız' dedi. Ben de Kürşat'ı aradım, 'gelin beni alın, araç bozuldu' dedim. Eşimi aramaya başladık. Hem eşimi hem çocuklarımı düşünüyordum. Bir yandan da korkuyorduk. 16 yıllık evliyim. Eşimi apartmanın önünde bulduğumuzda tüfek dolu halde bekliyordu. Ne olduğunu sorduğumda, 'ben kimseyi öldürmedim, onlar bana ateş etti' dedi. Evin önünde çatışma ya da yaralı yoktu, görmedim. Oradan ayrıldık. Akşam da evimize jandarma geldi, eşimi aldılar. Eşim, evdeki tüfekle birlikte jandarmaya teslim oldu" şeklinde konuştu. Öte yandan duruşma devam ederken Eray Eriş'in yakını E.E., duruşma düzenini bozmaktan ötürü polis ekiplerince duruşma salonundan çıkartıldı. Avukatların savunmalarını da dinleyen mahkeme heyeti, kamera kayıtlarının yeniden çözümlenmesi ile İ.O.'nun hastanede tedavi gördüğüne dair evrakların talep edilmesini kararlaştırarak duruşmayı ileri bir tarihe erteledi.